Haber

Baraj güvenliği uzmanından kritik açıklama! Planlama olmadan durum vahim olabilirdi.

  • HABER 7 – ÖZEL

Merkezi Ankara’da bulunan Baraj Güvenliği Derneği, 6 Şubat Pazartesi günü Kahramanmaraş’ta meydana gelen birbirinden bağımsız iki depremin ardından kapsamlı bir çalışma başlattı.

derneğin internet sitesinde yayınlandı. Pazarcık ve Elbistan Depremlerinin Bölgedeki Barajlara Etkileri ve Gelecekteki Olası Sorunlara İlişkin Ön Değerlendirmeler“Başlıklı araştırmada, deprem coğrafyasında yer alan 140 adet gölet ve barajın yapısı, mevcut durumu ve son derece kritik baraj güvenliğine yer verildi.

Raporda, depremler sonrası bölgede olası sarsıntı etkisi altında kalan iki havzada bir bölge ve bir kayma zonu olduğu belirlendi. Ceyhan havzası, Yukarı Fırat Havzası-Perisuyu bölgesi, Hatay güneyi ve Çelikhan-Doğu Anadolu Fayı (Erkenek ve Pütürge Segmentleri) kayma zonları olarak belirlendi.

Raporda, bölgede 100’den fazla barajın bir kısmının hasar gördüğü, bazılarında kısmi çatlakların olduğu belirtiliyor. alınması gerektiğini vurguladı.

Haber 7’yeözel açıklamalar yapmak Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Tosunyüzyılın felaketleri olarak nitelendirilen birbirinden bağımsız iki depremin ardından barajların hasarsız veya hafif hasarlı olmasını bir mühendislik başarısı olarak yorumladı.

Jeoteknik ve Baraj Güvenliği Tosun, açığa çıkan muazzam güce rağmen barajlarımızın ayakta kalmasındaki etkeni anlatırken, bölgenin her gün denetlendiğini vurguladı. İşte Prof. Dr. Tosun’un Haber 7’ye yaptığı özel açıklamalar:

“MÜHENDİSLİK BAŞARISINI GÖRMEZ OLAMIYORUZ”

Depremde yıkılan bölgede 140 baraj ve göletin fay sınırından uzağa yapıldığını vurgulayan Prof. Dr. Hasan Tosun, üretim sürecindeki mühendislik başarısına dikkat çekti: ” Barajlarımız sarsıntılı tabana çok yakın değil. Bu çok değerli bir avantaj… Bunların denetim altında yapıldığını görüyoruz. Mühendislik hizmetlerinin hakikat için yapıldığını görüyoruz. İnşaat sürecinde fay hattının geçiş noktaları dikkate alındı. Buradaki mühendislik başarısını göz ardı edemeyiz… Geoteknik, hidroloji ve diğer alanlarda mühendislik planlaması yapıldığını biliyoruz. bence belirtmekte fayda vardedi.

SÜREKLİ TAKİP

Milli servet sayılan barajların Devlet Su İşleri ekipleri tarafından günlük olarak incelendiğini, anlık tedbirlerin alındığını ve gerekirse suyun kademeli olarak boşaltıldığını belirten Prof. Dr. Tosun, şunları kaydetti: Bölgede baraj güvenliği açısından rastgele bir sorun veya sıkıntı bulunmamaktadır. Her şey kontrol altında… Bunu gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz. Örneğin 2008 yılında Çin’de meydana gelen depremde 200’den fazla baraj ağır hasar gördü. Artık bu büyüklükteki bir depremde barajlarımızın ‘en azından hasar gördüğünü’ söylemek mümkün… Devlet Su İşleri kurumunun günlük incelemeler yaptığını ve anında önlem aldığını biliyoruz. Her zaman kontrol altındadırlar. Bölge teşkilatları, şube teşkilatları ve başmühendisler ile incelemelerde bulunurlar. Gerekirse suyun tahliyesi dahil her türlü önlemi dikkate alırlar.” söz konusu.

ALINAN TEDBİRLER ‘İŞLETME TEDBİRLERİ’ KAPSAMINDA OLDU

“Yüzyılın felaketi” olarak nitelendirilen Maraş depremlerinin ardından barajlara yönelik alınan tedbirlerin “işletme tedbirleri” kapsamında olduğunu vurgulayan Mudanya Üniversitesi Rektörü açıklamalarını şu sözlerle tamamladı:

“Ortaya çıkan güç muazzam bir güçtü. Söz konusu felaketin ölçeği çok büyüktü. Yüzyılın felaketi denir. Bu depremde daha önce görmediğimiz bir güç büyüklüğü ile karşılaştık. Dolayısıyla tüm yapılarımızda olduğu gibi barajlarımızda da hasarların olması normaldir, olağandışı değildir. Evet iki barajımızda su kademeli olarak boşaltıldı ama bunlar operasyonel önlemlerdi… Yani suyu minimum seviyeye indirirseniz bundan sonra rastgele bir sorun olsa da bu durumun önüne geçmiş olursunuz. Tıpkı ‘Evlerinize girmeyin’ denildiği gibi barajlardaki suların boşaltılması bir nevi tedbirdir…”

KAYNAK: HABER7

habertillo.xyz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu